Kategori

KONUK YAZARLAR

Kategori

Yaşar Kemal; Bu Toprakların Ham Maddesiydi – Özgen Aydos

Babam bir akşam eve geldiğinde, ‘’Yaşar Kemal’in yanından geliyorum’’ dedi. Kalbim çarptı. Lise yıllarımda birkaç kişiye hayranlığım olmuştu ama büyüyüp akıllanmaya başladığımda bu ülkede hayran olunması gereken insanların çoktan ölmüş ya da öldürülmüş olduğunu öğrenmiştim. Ama Yaşar Kemal ismini duyunca heyecanlanmamak mümkün değildi. ‘Senden bahsettim ona, biraz iyileşsin evine davet edecek bizi’ dedi babam. Yaşar Kemal Babam, Yaşar Kemal’in son demlerinde onunla arkadaş olmuştu. Ben belki de karşısında ne yaparım düşüncesiyle bu tanışmayı ertelemiştim. Onun öldüğünü duyduğum gün bu saçma sapan düşüncem yüzünden kendime çok kızdım. Değil onunla aynı masaya oturmak, uzaktan görsem bile anılarımın en güzeli olabilirdi. Şimdi O’nu yazmaya çalışmak bir tür özür dilemek. ‘‘Sen gittin, bizi insanın piçine bıraktın ama biz seni hep çok seveceğiz’’ demek. ‘’İyi ki aynı dili biliyoruz da kendi dilimden okudum seni’ demek. Yaşar Kemal bu toprakların çocuğu değildi, bu toprakların ham maddesiydi. O toprağı koruyabilseydik, içine yalanı, pisi, kiri karıştırmasaydık her yer…

Dünyayı Gezen Bir Ladino Rakı Şarkısı: La Vida Por El Raki

Bir Ladino rakı şarkısı, yüzlerce yıl önce bu topraklardan çıkmış ve şu anda dünyayı geziyor. Biz unutmuşuz yazarımız Sefarad bize hatırlattı. Zeki Müren’in, Müzeyyen Senar’ın yanına bir de bunu ekleriz artık. Harika bir yazı yazmış bizler için. İnsanlar dünyayı gezer de şarkılar gezmez mi? (Bir gezginin sayfası olduğu için yazıya böyle iddialı bir giriş yaptım) Bu yazıda, farklı bir renk olsun diye,  dünyayı turlayan bir rakı şarkısını sizinle paylaşmak isterim. Rakı Şarkısı Siz de bilirsiniz, tiyatroda, müzikallerde mahallenin delisi, polisi, dilencisi gibi farklı karakterler olduğu gibi mahallenin sarhoşu da karşımıza çıkar. Mesela, Karagöz Hacivat’ta elinde şarap şişesiyle gezen Matiz (Sarhoş)  tasviri  vardır. Hacivat- Karagöz oyunlarındaki sarhoş ve külhanbeyi tiplerinin hepsi yaklaşık olarak aynı tiplerdir.Bekri Mustafa, Bekri Veli, Sakallı Deli, Hımhım Ali, Hovarda Çakır, Kırmızı Suratlı Bakır, Burunsuz Mehmet, Çopur Hasan, Cingöz Mustafa… İşte böyle antika sarhoş tiplemelerine göz gezdirirken, internette eğlenceli bir şarkıyla karşılaşmam bir oldu. Rakıya hitaben…

Peki, Nereye Gitti Adriana? – Bahar Akçura Yazdı

Peki nereye gitti Adriana? Ressam Bahar Akçura’nın bloğumdaki ikinci yazısı. Bu yazı aynı zamanda ilk yazının devamı niteliğinde. Yazıdaki resimler yine Bahar Akçura’ya aittir. Adriana panikle, uçuşa uçuşa koşup odasına attı kendini. Tam atmak diyemeyiz buna. Önce ana koridordan, odaya giden ve odayı tecrit eden kalın duvarlı uzun giriş koridorunu geçmesi gerekti. Geçmem gerekti yani. Adriana Nereye Gitti? Midemde her an patlayacak bir bomba var hissiyle, nihayet, önceki yazıda anlattığım, 20. yy başı tımarhane odasına vardığımda, sanki bedenime radyasyonun girmesiyle beynim çıkıp gitmiş, beni terk etmiş gibiydi. Öyle bir panik hali, öyle bir şaşkınlık. Yarım saat bir şey yemeyecek, içmeyecek, duş yapmayacaktım. O yarım saatte, getirdiğim şeyleri yerleştirdim, yerlerini değiştirdim amaçsızca. Çıkışta atmak üzere yanıma aldığım eski cep telefonu sadece odaya bitişik giriş koridorunda kapıya yakın kısımda çalışıyordu ve sürekli şarjda kalması gerekiyordu. Telefonu oraya yerleştirdim. Odanın bir de kendi sabit telefonu vardı. Girer girmez telefon trafiği başladı: annem, babam,…

Gelmiş Geçmiş En Stil Sahibi Erkek; Atatürk!

Murat Okur bizler için farklı bir açıdan bakan harika bir 19 Mayıs ve Atatürk yazısı yazdı. Ben severek defalarca okudum. Mustafa Kemal Atatürk hakkında yazılmış, okuduğum en güzel yazılardan diyebilirim. Stildi, modaydı falan çoklarına göre boş iştir. E tamam biz de kuantum fiziği tabanlı demiyoruz. Ama kişinin kendi gerçekliğini yaratması adına, en önemli referans olduğunu inkar eden gözündeki çapağı silsin önce! Atatürk ve Moda Düşünsenize aklımıza gelen ikonik her ismin hafızamıza kazınan, stilini hissettiğimiz spesifik bir görseli mutlaka var. Mesela gelmiş geçmiş en stil sahibi erkek; Atatürk! Modern zamanların 60’lı yıllarda kullanabilmeyi akıl ettiği tasarımları 20’lerden itibaren kullanmış bir vizyoner. Dikkatinizi çekerim, bildiğin ülke kurarken stiliyle de tarihe damga vurmuş bir lider. Ülke kurmuş. Ülke diyorum ülke! Yani sizin uzayan mesai saatleri sonrası sabah yetişmeye çalıştığınız mesleklerinizin, giyim kuşam kültürü yaratmaya fırsat bulamadığınıza bahane olması gibi değil. Osmanlı gibi oryantalist bir imparatorluk sınırlarında hayata gözlerini açmış, uzun yıllarını cephelerde geçirmiş…